DÖNME EYLEMİNİ KONTROL ALTINDA TUTMA…         Arkadaşlar, yurdumuza özgün dönücü ırk mensubu güvercinlerimizin hangi soyuna gönül verirsek  verelim ortak amaç performans üstünlüğüne ulaşmak, dönme eylemi esnasındaki dönüşün nefaseti  karşısında yüreğimizde kıpraşmaların hissedilmesi, yıllar geçse dahi izlenmiş harikulade bir performans  anlatımında tüylerimizin ürperiyor olması ortak amaç olmalıdır. Dönücü ırkın kelebek soyu, dönek soyu, oynak soyu, dolapçı soyu, paçalı dönek soyu olsun beslendikleri  bölgelerin yöresel beklentisince, coğrafi yapı, iklim koşulları, rakım ve bölgeye ilk getirilen en vasıflı  olarak kabul edilen ata damızlık güvercinleri, onları üretip eğitiminde geliştiren saygın ustalarının yön  vermesi, peşinden gelen yeni nesile kendi nefsani arzularını kanunmuşçasına empoze etmeleri sonucunda  bölgesel kültürler oluşur.         Kelebeği ele alalım ata kelebekler beyaz ve siyahtır. Bunlar eşlendiğinde yavrular siyah veya beyaz  çıkar. Siyahlar aşağıya doğru oynar, beyazlar ileriye doğru oynar.  Çıkan yavrular tekrar siyah ve beyaza eşlenirse beyazın içinde siyah tüy, siyahın içinde beyaz tüy çıkmaya başlar. Beyazın içinde siyah tüy çıkmış birey tekrar siyaha eşlenince siyah tüy benek şekline geçer.  Siyahın içinde tek bir saz veya tüy çıkmış bireyle beyaz bir birey eşlenirse beyazlık artmaya başlar. Oyun  durumuna bakınca siyah rengin artmasıyla aşağıya doğru çevirmede yetenek artıyor beyaz rengin  artmasıyla ileriye doğru oyunun arttığına tanık oluruz.  Bu eşlemeler esnasında eşit düzeyde siyah ve beyaza sahip fiziki görünümlü bireyler çıktığında çok  hoşumuza gitti ve bunu muhafaza etmek istedik. Renk orantıları en çok benzeyenleri eşlemek suretiyle  anne ve babasına benzeyen yavrular üretilmeye çalışılır. Örtücülükleriyle illaki arada ata kanına çekip  düz beyaz veya düz siyahlarda çıkar. Onlar elenip renk oranları en muntazamlar ayrılarak kümes  oluşturulduğunda bir kümes aynı aile bireyleri ve aşağı yukarı benzerlik gösteren oyunlarıyla kimsede  olmayan bir kelebek türü karşımızdadır.  Rengi biraz karartıp oyunu aşağı ileri, biraz açıp ileri ileri ayarlamaya çalışmak ıslahı yapan bakıcının  kabiliyeti ve hassas seçimine bağlıdır. Jenerasyonlar boyu bunu bilinçli muhafaza edebildiği takdirde ne  siyah ne beyaz olmayan değişik siyah beyaz kostümlü bir kelebek türü hem ileri hem aşağı ahenkle  oynayan bir izlenimle huzurlardadır.          Bunu aynen döneklere de uygulayabiliriz. Bunca yıllık deneyimlerce beyaz döneklerin yüksek, özgür,  başına buyruk uçtukları, dönüşlerinin az, külahvari olduğu  eski dönek ustalarımızın verdiği bilgiler  arasındadır. Siyah dönekler ise alçak uçup dönmeye daha müsayit, kanat hakimiyetleri daha kontrollü ve  dönüş eylemini daha izlenir biçimde sunduğu bilinmektedir. Beyazlar eşlendikçe özelliklerini aynen aktarırlar. Siyahlarda aynen aktarırken siyah ve beyazı birbirine  eşlediğimizde en orjinal atalar ilk batınlarda düz siyah ve düz beyaz yavru verirlerken ilerleyen  jenerasyonlarda intermediyer bireyler çıkmaya başlar. Siyah ve beyazın arasında gri bir renkle başlar.  Siyaha dönüldüğünde gök, beyaza dönüldüğünde kül rengi bireyler gelmeye başlar. Bunlardan biri  beyaza tekrar eşlendiğinde kanadında saz kuyruğunda elif, kafasında bir beyaz tüyle başlar, daha sonra  yön vermek suretiyle, sazlı baska, akkuyruk arap, sazlı gök, akkuyruk gök, sazlı küllü, akkuyruk küllü  çıkar. Bu değişimdeki bireyler renkleri gibi atalarından aldıkları dönüş şekillerinide değişik göstermeye  başlarlar. Renkler açıldıkça beyazların baskın dönüş izlenimi, renkler koyulaştıkça arapların dönüş şekli  baskınlaşır.         Gök çıkmış iki birey eşlendiğinde gök baskınlığı oluşmuşken dönüp siyah baskınıyla eşlendiğinde  çakmaklı intermediyer dönek oluşur. Bu beyaza eşlenince sazlı çakmaklı ve akkuyruk çakmaklı gelir.  Bunları üreten bakıcısı kendi özgür beğenisince beyaz veya siyah eşlemek suretiyle en beğendiği  görünümdeki renge sahip bireylere ve dönüş izlenimine vardığında onu muhafaza etme çalışmasıyla kendi dönek ailesini oluşturur.  Bakıcı sayısınca kendi özgür beğenilerince dönüş izlenimlerine veya renge bağlı kalarak üretimler  sonunda başlangıçta sadece siyah ve beyaz olan atadan değişik modeller ürer durur. Bu üretimlere bakıcı  özgür zevki yön verirken coğrafi yapı, iklim, rakım etkileriyle evrimleşmede etki edince aynı atanın  torunları oldukça değişik döneklermiş gibi piyasadadır.  Birde bu çalışmalarda bilerek bilmeyerek bir bakıcının dönücü ırkın bir başka soyunun bireyini herhangi
bir özelliği katmak veya eş bulamadığından dolayı mecburen kattığını ve sonra bunu ıslaha girip  yokettiğini düşünelim.         Almanya’da çalışıp, dönek güvercin besleyen Atilla BİLİCİ ustamız sadece bunu kanıtlamak için  üşenmeden çalışmasını yapıp dönek ve mısırlıyla yola çıkıp ürettiği melezi ıslah edip en sonunda  intermediyer farklı karekterde dönen bir dönek yetiştirip gösterdi. Üstelik aynı ırk değil kısa gagalı farklı  bir ırkla girdiği çalışmayı döneğe tekrar ulaştırmayı ispatladı.         Şimdi sizler düşünün bakalım süt beyaz döneği süt beyaz kelebeğe eşledik. Tozluklu süt beyaz uçkun,  ileri çeviren bireyler çıktı. Bunları döneğe eşleyip tozluğu sildik. Bireyler arasından ileri oynayan  beyazları sadece ayırıp kendi ailemizi oluşturduk.  Diğer bir arkadaşta bunlardan bir tane alıp siyah döneğine eşledi. Ne çıkacak? Sazlı, akkuyrukla başlayan jenerasyonlar beyaza eşlendikçe renk her batında açıldı, dönüş şekli  beyazların baskınlığınca uçucu ileri çeviren dönekler olmaya başladılar. Bakıcı sadece sırtı diğer yerleri  beyaz olana hayran kaldı ve orada noktayı koyup sadece bunları üretmek için benzerleri eşlemeye başladı. farklı çıkanları eledi. Uçucu, çeviriciliği fazla, yamaları en benzer olanları kendi dönekleri olarak tanıttı.  Güvercinlerde soya çekim aktarım geni çok fazla olduğu için tüm aile sırtı kara vücudu beyaz olsa dahi  arada atasına çekip süt beyazda verecektir. Arada hiç umulmadık anda parmağında tüyler çıkması, içten  tozluk vermesi, bileklerine kadar tüylü olan bir birey çıkarması muhtemeldir. Bunu birçok döneksever  arkadaşımız kümeslerinde yaşayıp tanık oluyorlardır.          Ebeveynlerde olmamasına rağmen arada çıkan fiziki farklılık taşıyan mesela tepeli bir birey hep bu  çalışmaların bilinmeyen ileri bir tarihte uygulandığının göstergesidir. Gerek dönüş benzerliği, gerek fiziki benzerlik izlenimi bizdeyken olmasa dahi bizlere ulaşmadan çok  önceleri böyle bir soy karışımının sinyallerini vermektedir.         Dönücü ırkların atası sadece siyah ve beyaz değildir. Orjinalliğiyle adına kaplan dediğimiz bir  dönücü ırk mensubu daha vardırki bunun bilinen ilk atası rahmetli Rıza beyin karakanatlarından çıkma  olduğu bilinen o dönemin dönekçisi Tahir Ağanın kendine alıp aile kurduğu döneklerdir. Kaplanlar  dönekler içinde en asil, en akıllı, en sıkı dönen dönek olduğu halde dönüş eylemini sunmakta oldukça  cimri döneklerdi. Uçkun, akıllı, mukavemetli, inadından açlıktan ölen, eşinden ayrıldığında bir daha eş  tutmadan yaşayan aksi dönekler.  Rahmetli Komili Osman amcanın orjinallerine hayran kalıp yıllarca bu uğurda ölene dek beslediği  kaplanlar. Havaya saldığında kürek çekerek aheste, ritimle uçup gökyüzünde bulutlara karışan, saatlerce  uçmaya banamısın demeyen, o istemedikten sonra pırıltıya göz süzmeyen, fakat coştuğu anda  hareketleriyle ben geliyorum diye döneceğini hissettirip çok sert, hızla dalışa geçip gökyüzünden yere  kadar tek kanat almadan taş gibi inerken omuzlarından bir dönüş bağlayıp izleyenlerin nefesini kesen  ürkütücü bir dönek. Yaşlandıkça 3­5 yaşında uçuş menzilini aşağıya alan ve eşine merak olduğu günlerde  pırıltıya duyarlı bazen kanatlarını Aydın efesi gibi kaldırıp dönüşe kayıkla giren, bazen sıkıp hız  kazandıktan sonra patlayıp kapkara araba tekeri gibi bir dönüş sunan kaplanlar. Bu yıllarda nasıl orjinal siyah ve beyazı bulma imkanımız yoksa aynen kaplanada ulaşma imkanımız yoktur. Bilerek bilmeyerek  ıslah çalışmaları sonunda bu dönek aileside kaybolmuştur. Soya çekim baskın gen aktarımından renk  olarak benzer torun bireyler sağda solda çıksada dönüş olarak iflas etmiş dönekler.  Kaplan kaplana devamlı eşlendiğinde hep kaplan verirken arada simsiyah arapta verdiği olurdu. Bu  simsiyahlar seçilip eşlendiğinde nadiren arada kıpkırmızı al dönekler çıkarırlardı. Genelde bu  kırmızılarda veya bu kırmızların birbirine eş edilmesiyle çıkan simsiyah bireylerde bir tek kuyruk tüyü  ortadan jiletle yarılmış gibi ayrık çıkardı. Osman amca bunu çok iyi bir işaret olarak kabul ederdi böyle  döneklerine daha çok özen gösterirdi. Hızla akıp geçen zaman içerisinde kaplanların hepsi yakın akraba,  sımsıkı bir aile oldu. Zaten sayıca çok az kişi kaplan beslediği için aksi yaratılışlı geç dönen, dönüşünü her zaman sunmayan sadece kendi hazır olduğunda isteyip dönen kaplanlar bir gün geldi renk güvercini  standartı aldı. Renk, fizik, ötüş güzelliği hayran bırakırken dönüş özelliği kalmadı. Osman amcadan kaplan alanlar, İzmirde Tahir Ağadan kaplan alanlar kaplanın az bulunur olmasından  ve dönüş performansını arttırmak için değişik dönek soylarına girdiler. Döneklerin ıslahıyla üretilmiş gök döneğe melezlenip mavişeşler üretildi. Bonkörlük arttı. Görünüm çok güzel oldu. Dönüş metrajı oldukça  uzun çıktı fakat kaplanların dönüşü bozmayıp sağlam dönüşleri defarmasyona girdi. Araplara girildi
karaşeşler ve şeş göğüslüler çıktı. Renk görünümü kaplana benzer bireyler üredi. Fakat beyazladıkça  beyaz paftaları iri iri oldu ve renkleri daha fazla açılmaya başladı. Karaşeşler bozmadı fakat yaşlanıp  alçak dönüşe geçtiklerinde sallama yapıp odak merkezini kaçırımaya ve ortası delikli dönüşler izlenmeye  başladı. O zamanki bilinçsizlikten baskalara alacalara girilip karakanat şeşler üretildi. Dönme eylemi  süpere ulaştı. Bonkörlük hat safhaya çıktı fakat çarpmalar, düşmeler başladı. Yaşlanıp alçak uçmaya  başlayıp menzil yetersiz olunca hız alamadan dönmeye kalkınca karakanat şeşlerde dönüşü yaymaya  başladılar.  Sonraları nişanlılara, beyazlara, karaşeşlerde allara girdikçe palşeşler, altınbaşlar, karabaşlar, mavi  karabaşlar çıktı. Renk açılmasına etken olan ilk başta yazdığım ata beyazın baskın yüksek uçuculuğu  külahvari dönüşleri etki edip bunların uzun uzun külahvari dönüşler göstermesi izlendi. Artık kaplandan  eser kalmamıştı.          Yaşları küçük, deneyimsiz, döneği tanımayan yeni nesil, bunlara heveslenip, bu üremiş vasıfsız  bireylerin uçkunluğuna, sivri, hunivari dönüşlerine, ata beyazın kelebekvari çeviriciliğinin etkisiyle  karman çorman olmuş renkleri güzel bu ailelere kapılıp mücadeleye giriştiler. Sonu olmayan bu uğraşlar  çok fazla defarmasyona girmiş kaplan torunlarının aslına asla benzemeyen bireyleriyle bölgelerde yayıldı  durdu. Nesiller deneyimlenip uğruna emek verdikleri bu performans ırkının ıslahının ne kadar uğraşılırsa uğraşılsın dönme eylemini en üstün vasıfta sunamayacağını idrak ettiler. Kendini geliştiren dönekçiler aslı nesli bozulmamış, itinayla hala bölgelerde döneklik görevini sürdüren dönekleri izleyince reforma yönelip  ataları ilk geldiği gün akbaş akkuyruk alaca ve akbaş akkuyruk olan dönek soyuna merhaba dediler.         Ataları akbaş akkuyruk alaca ve çakal olan bu döneklerde eşlemeye alındığında illaki bireyler ya  alaca çıkar ya çakal. Alacaları dönüş zenginidir dönekçiyi mest eder. Çakallar ise yüksek uçan sert  çevirişli, sivri, hunivari dönüşler gösteren döneklerdir. Çakallar soy çalışması için beslenir alacalar  performans izlenimi için. Arada sırada bir çakal sivrilip bir müddet güzel dönüş göstersede ben kalıcı  dönüşü olan bir çakal dönek görmedim. Ha olurki bu ataların torunlarına daha önce yazdığım siyah ve  beyaz atalardan üretilmiş ala renkli dönekler eşlenirse o zaman renklerde çakalın renginde değişim  görülür. Harukulade istenen dönüşü gösteren çakallar çıkar arada fakat onlarında sonu gelmez. Farklı  soyların çocukları uyumsuzdur ve sonuç hüsran. Bunlarla uğraştıkça pallar, külahlılar, gümüşiler çıkar  fakat bunlar hep defarmasyon ürünüdür. Belirli bir süre vazife yapsalar dahi sonları yoktur.         Buna istinaden kelebek besleyen beslediği kelebeği iyi araştırıp öğrenecek ata kanını bilecek gerektiği yerde ata kanına en yakın bireyle oyunu dengeleyip düşmeyi önleyecek. Dönek besleyenler ise dönek  soylarının atalarını iyice öğrenecek asla farklı soyu birbirine girmeyecek. Ha kelebeği döneğe vurmuşsun,  ha kaplanı alacaya vurmuşsun veya siyahla beyazdan soyu gelen ister düz renk ister akkuyruk, ister ala  olsun eşlemeyeceksin. Dönüş eylemi kaosa girecektir. Bir müddet harikalar yaratıyor sanılsada sonları  hüsran olur. Defarmasyona girmişlerin altından bir daha asil soy geri gelemeyeceği için çok büyük bir  tehlike çemberinden kesinlikle uzak kalmak zorundayız